impose on - Türkçe İngilizce Sözlük

impose on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"impose on" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
impose on f. empoze etmek
This is the change we must impose on the Commission's action.
Komisyon'un eylemlerine empoze etmemiz gereken değişiklik budur.

More Sentences
impose on f. etkilemek
impose on f. zahmet vermek
impose on f. zorla yüklemek
impose on f. vermek (ceza)
impose on f. hile ile kabul ettirmek
impose on f. rahatsız etmek
impose on f. zorla kabul ettirmek
impose on f. -e (vergi) koymak
Öbek Fiiller
impose on f. dolandırmak
impose on f. aldatmak
impose on f. kandırmak
impose on f. üzerine istenmeyen bir yük yüklemek
impose on f. haksız yere üzerinden geçinmek
impose on f. istismar etmek
impose on f. birini sömürmek
impose on f. birinden yararlanmak
impose on f. çıkar sağlamak

"impose on" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
impose oneself on f. takılmak
impose oneself on f. musallat olmak
impose an embargo on f. ambargo koymak
impose a penalty on f. ceza vermek
impose a penalty on f. cezalandırmak
impose a broadcast ban on f. yayın yasağı koymak
impose oneself on f. kendini dayatmak
Öbek Fiiller
impose on [obsolete] f. ihlal etmek
impose on [obsolete] f. anlaşmayı bozmak
impose on (someone) f. (birini bir şeye) maruz bırakmak
impose on (someone) f. (birine) zahmet vermek
impose on (someone) f. (birine) yük olmak
impose on someone f. birine yük olmak
impose something (up)on someone f. birine zorla bir şey kabul ettirmek
impose on (someone) f. (birine bir şey) empoze etmek
impose something (up)on someone f. birine bir şey dayatmak
impose on (someone) f. (birine bir şey) dayatmak
impose on (someone) f. (birine bir şeyi) zorla kabul ettirmek
impose on someone f. birine zahmet vermek
impose something (up)on someone f. birine bir şeyi empoze etmek
Konuşma Dili
impose oneself on someone f. başkasına yük olmak
Ticaret/Ekonomi
impose a tariff on f. vergiye bağlamak
impose a levy on f. vergiye bağlamak
impose a tax on f. vergiye bağlamak
impose a duty on f. vergiye bağlamak
Hukuk
impose on the opposing party i. karşı tarafa tahmil
impose a ban on leaving the country f. yurtdışına çıkış yasağı koymak
impose a lien (on a property) f. ihtiyati haciz koymak